Yüksek ve engebeli bir coğrafyaya sahip olan Hakkâri’de, dağcılık sporu giderek yaygınlaşıyor. Bu amaçla Hakkâri’de birçok dağcılık kulübü kurulmuş durumda

ERCAN ÖKSÜZ / HAKKARİ - ARAŞTIRMA YAZISI         24/10/2020     774 GÜN ÖNCE
İran ve Irak sınırında bulunan Hakkâri, Türkiye’nin en dağlık ve engebeli araziye sahip kentlerin başında geliyor. Hakkâri, ayrıca Türkiye’nin en yüksek ikinci büyük dağı olan Cilo Dağı bulunuyor. Yüksek dağlarının yanı sıra derin vadi ve yaylara sahip Hakkâri coğrafyası, doğal güzelliği ile herkesi kendisine hayran bırakıyor.

“Dağların kenti” olarak bilinen Hakkâri’de, son dönemlerde doğa sporları ve dağcılık, giderek ön plana çıkmaya, adından söz etmeye ve önem kazanmaya başladı. Dağcılık ve doğa sporlarının gençler arasında yaygınlaşması üzerine Hakkâri’de birçok dağcılık ve doğa sporları dernek ve kulübü kurulmuş durumda. Kentte, Cilo Sat Gölleri ve Buzulları Dağcılık ve Doğa Sporları Derneği (CİSAD), Cilo Dağcılık Kulübü, CİLONSAD Gölleri ve Buzulları Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü gibi birçok dağcılık kulübü bulunuyor. Bu kulüplerde sayesinde yüzlerce genç, doğa dağcılık sporlarıyla yakından ilgileniyor.

Amaç, gençlere bu sporu sevdirip Hakkâri’de turizm canlandırmak

Türkiye Dağcılık Federasyonu (TDF) Hakkâri İl Temsilcisi, Cilo Sat Gölleri ve Buzulları Dağcılık ve Doğa Sporları Derneği (CİSAD) Başkanı Naci Ertunç, Hakkâri’de doğa sporlarını iyi seviyelere yükseltip insanların spora bağlanarak doğa hayatını yaşamasına katkıda bulunmayı amaçladıklarını belirtti. Ertunç, yurt içi ve dışından gelecek doğasever ve dağcıları Hakkâri’de buluşturup turizmi canlandırmayı hedeflediklerini söyledi.

2013 yılından beri TDF Hakkâri temsilciliği görevini yürüttüğünü anlatan Ertunç, 2017’de de kısa adı CİSAD olan Cilo Sat Gölleri ve Buzulları Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü’nü kurduklarını aktardı. Yaptıkları tüm faaliyetlerde Hakkâri bölgesini tanıtmak ve bu sporu gençlere sevdirmek olduğunu dile getiren Ertunç, bu çalışmalar sayesinde derneklerine olan ilginin arttığını ve onlarca kişinin derneklerine üye olduğunu bildirdi.

Derneğin amacı ile ilgili olarak Ertunç, şu açıklamalarda bulundu: “Amacımız, Hakkâri’de doğa sporlarını çok daha iyi seviyelere yükseltmek ve insanların bu spora bağlanarak doğa hayatını yaşamasına katkı sağlamak. Bu vesile ile yurt içi ve yurt dışından doğasever, dağcı gruplarını buluşturarak Hakkâri’de turizmi canlandırmak da bir diğer amacımız. Derneğimiz, şu ana kadar sporcularına dağcılık başta olmak üzere doğa sporları trekking, hiking, rafting, kano, bisiklet, mağaracılık, kar mağarası ve kaya tırmanışları eğitimlerini verdi. Sporcuların kalitesini yükseltmek maksadıyla çaba sarf ettik. Bölgenin büyük bir bölümünü katılımcılarla paylaşarak tanıtımını yaptık. Yaptığımız festival faaliyetleriyle tüm doğaseverlerin dikkatini bu bölgeye çektik.”
 

“Hakkâri dağları, ‘Türkiye’nin Alpleri’ adıyla anılmakta”

Hakkâri’de üç bin metre üzerinde zirvesi olan yüze yakın dağ olduğuna dikkat çeken Ertunç, sözlerine şöyle devam etti: “Yüze yakın dağ, buz kitleleri, buzul göller, şelaleler, platolar, derin vadileri barındırıyor. Yüksek yaylalarında endemik bitki türleri yemeklerde kullanıldığı gibi şifa kaynağı olduğu için yöre halkı tarafından bazı hastalıklarda kullanılmaktadır. Doğamızın müthiş ve bir o kadar da gizemli olması sebebiyle yurt içinde ve yurt dışında ‘Türkiye’nin Alpleri’ adıyla anılmaktadır. Bölgemiz yapı itibariyle dağlık bir bölge olduğu için güvenlik sorunu yaşamakta. Bu nedenle önemli bölgelere pey der pey faaliyet yapılıyor.”


Hakkâri’de dağcılık yapan gençlerden biri de Mazlum Tekçe. Yaklaşık 3 yıldır, Hakkâri’de hemen hemen tüm dağlara tırmandığına işaret eden Tekçe, özellikle Türkiye’nin ikinci yüksek dağı olan Cilo Dağı ve Sümbül Dağı’na tırmanış gerçekleştirdiklerini belirtti.

Dağlara tırmanmanın bir tutku olduğunu dile getiren Tekçe, şunları söyledi: “Her mevsim, dağlara tırmanıyoruz. Gittiğimiz yerler, birer doğa harikası ve insan eli değmemiş yerler. Doğayla iç içe yaşıyorsunuz. Yani dağcılık sporu, anlatılmaz, yaşanması gerekir. Ben de buradan tüm gençlere sesleniyorum. Dağcılıkla hayatınız değişecek, doğayla hayatınız bir bütün olacak. Ayrıca, Hakkâri dağları, doğa turizmi için ideal bir yer. Buraların iyi şekilde tanıtılması gerekiyor. Eğer iyi şekilde tanıtılırsa, her yıl Hakkâri’ye binlerce turist gelir.”