DOLAR 27,1479 0.08%
EURO 29,0073 0.11%
ALTIN 1.680,480,38
Ankara
22°

AÇIK

Evi Eskişehir’de okulu Ankara’da

Evi Eskişehir’de okulu Ankara’da

“Her gün Eskişehir-Ankara treni ev kirasından hesaplı” Gençlerin neşesi yok. Kampüslerde kimse ders konuşmuyor, sadece barınma ve beslenme. Ücretsiz yemek kuyruklarında, 6 yataklı yurt odalarında öğrenciliğin tadını çıkarıyorlar.

ABONE OL
10 Ekim 2022 00:00
Evi Eskişehir’de okulu Ankara’da
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ekonomik krizle birlikte gelen zamlar üniversite öğrencilerinin eğitim hayatını çileye dönüştürdü.  Üniversitelerin açılmasının ardından kalacak yer problemi yeniden gündeme geldi. Devlet yurtlarında kapasitenin yetersiz olması, ev, apart ve özel yurt fiyatlarının katlanması barınma sorununu geçen yılın da üzerine taşıdı. 2022-2023 eğitim dönemi başlarken gençlerin dikkati sadece yaşamsal ihtiyaçlarında. Barınma ve yemeğe  çözüm aramaktan kimse okuduğu bölüme konsantre olup, geleceğini konuşamıyor. Hatta bazen öğrencilere şehirlerarası yolculuk  yeni bir eve ya da yurda yerleşmekten daha uygun geliyor. İstanbul ve Ankara’daki öğrenci eylemlerinin ardından sorununun çözüleceği yönünde açıklamalar yapılmıştı. Kredi Yurtlar Kurumuna bağlı yurtların kapasitesi 750 bin civarında. Yalnızca 2022-2023 eğitim yılında örgün yükseköğretim programlarına yerleşen öğrenci sayısı 839 bin. Örgün yükseköğretim programlarında bulunan toplam öğrenci sayısı ise 4 milyon. Yani  sadece bu yıl eğitime başlayacak öğrenciler için bile devlet yurduna yerleşmesi çok zor. Birçok öğrenci açıkta. KYK yurtlarındaki yatak kapasitesi “ranza” sistemiyle arttırıldığı halde ihtiyacı karşılamıyor.

Ankara Üniversitesi öğrencisi olan Alperen Özkan da barınamayan öğrencilerden biri. Özkan, sürecin nasıl başladığını şu şekilde aktardı:

“Bir ay arkadaşlarımın evinde konakladım. Sonra Büyükşehir Belediyesinin sağladığı barınma desteğine başvurdum. Bu süreçte ben Gölbaşı’nda okuyordum ve Mamak’ta bir yurda yerleştirildim. Aralarındaki ulaşım süresi iki saat kadar. Daha sonra başvurduğum Ankara Üniversitesi Yıldırım Beyazıt Erkek Öğrenci Evi’nden dönüş geldi ancak yine ulaşım sorunu yaşayacaktım. Yine de yerleştim yurda.” Yıldırım Beyazıt Erkek Öğrenci Evi

Özkan, öğrenci evinde konakladığı süreçte hijyen şartlarının kötü olduğunu ve akşam yemeklerine gelen ekmeklerin küflü olduğunu söyledi.

“Gökyüzünü göremiyorduk resmen”

Odada dört kişi kaldıklarını belirten Özkan, “Alanımız çok dardı. Resmen üst üste kalıyorduk. En çok şaşırdığım şey de odadaki camların yukarıda olmasıydı. Ben 1.80 boyundayım düşünün ona rağmen boyum cama yetişmiyordu. Gökyüzünü göremiyorduk resmen” dedi.

“Her gün  Eskişehir-Ankara arasında gidip geliyorum”

Artık Eskişehir’den Ankara’ya gidip gelerek eğitim hayatını devam ettirdiğini ve maddi olarak daha karlı olduğunu söyleyen Özkan, “Yakın zamanda yayılan haberleri biliyorsunuz. Yatağında yılan sokan öğrenciler var. Hijyen şartları ve yüksek ücreti nedeniyle yurttan ayrıldım. Yaptığım maddi hesaplarla da Eskişehir’den gidip gelmeyi daha mantıklı buldum” şeklinde konuştu. Özkan, barınma sorunun yaşadığı dönemde eğitim hayatının da olumsuz etkilendiğini ekledi.

KYK yurtlarında yer bulamayan birçok öğrencinin zorunluluğu ev, apart veya özel yurt oluyor. Öğrenciler, bu seçenekleri değerlendirmek istediğinde ise yüksek fiyatlarla karşılaşıyor. Fiyatları karşılayabilenler şanslı, karşılayamayan öğrenciler ise ya cemaat yurtlarına mecbur kalıyor ya da eğitim hakkından vazgeçiyor.

Eskişehir’de apart işletmeciliği yapan Serpil Gedik ile barınma sorununu ve ekonomik krizin fiyatlara etkilerini konuştuk. Gedik, Pandemi sürecinin uzayacağı belli olunca birçok öğrenci apartları boşalttı. Gelirler durdu, giderler devam etti. Birikimler kullanıldı veya kredi çekenler oldu. Bu süreçte mülk sahibiyle mahkemelik olan oldu. Devlet destek olmadı zaten. Sadece bir dönem KDV düşürdüler ama apartlar boş olduğu ve bu süreçte fatura kesmediğimiz için bir faydası olmadı” dedi.

“Şartlar herkes için ağırlaştı”

Gider kalemlerinin çok yönlü olduğunun altını çizen Gedik, “Eskişehir çok soğuk oluyor. Yaklaşık 7 ay kalorifer yanıyor, yakıt giderleri çok arttı. Kira giderleri, personel maaşları, bakım ve revize işlerimiz oluyor. Bütün bu giderler yükseldi. Gelirlerimiz giderleri yakalayamadı. Ayakta kalmaya çalışıyoruz artık” dedi.

Üniversite öğrencilerinin büyük bir çoğunluğu temel gıda fiyatlarına gelen zamlar yüzünden öğünlerini okullarının yemekhanesinden veya belediyelerin sunduğu desteklerle sağlayabiliyor. Yani öğrenciler, barınma sorununu çözseler bile bu kez de “nitelikli beslenme” sorunuyla karşılaşıyorlar.

“Bir tavuk döner 45-50 lira”

Gazi Üniversitesi son sınıf öğrencisi olan Ebru Kılıçarslan, belediyenin sağladığı ücretsiz yemek seçeneğinden faydalanıyor. Yemek kuyruğunda beklemekten şikayet dahi etmeyen son sınıf öğrencisi, “keşke haftasonları da yemek verilse” diyor. Kılıçarslan, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Eğer ekonomik olarak iyi olsaydık veya yemekler daha uygun fiyata olsaydı okula söylerdim. Ama uygun değil. Şu an bir tavuk döner bile 45-50 lira oldu. Ben haftanın 4-5 günü kütüphanede kalan bir insanım. Her gün dışarıdan yersem; bunu aylığa vurduğumuzda çok büyük meblağlar yapıyor. Bu yüzden de mecburen buraya gelmek zorunda kalıyorum.” 

Yemeğini belediyede yiyen Ankara Üniversitesi öğrencisi Mert Koçak ise temel gıda fiyatlarına gelen zamlar sebebiyle evde yemek yapamadığını ve belediyenin imkânından faydalandığını söyledi.

HABER : Haber: Ceren Bala Teke

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.