Yalova’da yaşayan engelli kadının azmi, görenleri şaşırtıyor. Doğumundan sonra geçirdiği hastalık nedeniyle el ve ayaklarını kullanamayan Ergül Dağcı, farklı üniversitelerde 3 lisans 2 de yüksek lisans bölümünü başarıyla tamamladı. Engeli nedeniyle her alanda olduğu gibi eğitim alanında da birçok zorluk yaşadığını belirten Dağcı, hayata okuyarak tutunduğunu, toplumun yapıştırdığı etiketlere fazla aldırmadığını söyledi.

İSMAİL ERSAN / YALOVA         18/03/2021     684 GÜN ÖNCE

Zor şartlarda üniversite ve yüksek lisans programları bitiren Ergül Dağcı (40), yaşama sevinciyle engellilere ilham kaynağı oluyor.

 

İstanbul Bahçelievler’de 30 Ocak 1980’de, orta halli bir ailenin ikinci kız çocuğu alarak dünyaya gelen Dağcı, doğum sonrası geçirdiği “sarılık” sonucu yaşadığı Serebral Palsi (beyin felci) nedeniyle beyindeki hareket merkezinin hasar gördüğünü ve spastik engelli olarak yaşamımı sürdürdüğünü anımsattı. El ve ayaklarını kullanamayan Dağcı, 2 yaşındayken Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı’na üye olduğunu, burada okuma yazma, konuşma eğitimi, rehabilitasyon ve tedavi aşamalarının yanı sıra çeşitli faaliyetlerde de bulunduğunu bildirdi.

Ailesiyle 1989’da Kocaeli’nin Karamürsel İlçesi’nde yaşamaya başladığı, orada hiç boş durmadığını belirten Dağcı, şunları söyledi:

 

“Kocaeli Spastik Engelliler Derneği’nin 1998’de kuruluşuna yardımcı oldum ve faaliyetlerimi bu dernekte sürdürdüm. 2006’da dernek yönetimiyle aramdaki fikir ayrılığı nedeniyle dernekten ayrılmak zorunda kaldım. Kocaeli Karamürsel’de 19 yıl ikamet ettikten sonra 2008’de ailemle Yalova merkeze yerleştim. Yalova’da Yeni Yaşam Engelliler Derneği’nde bir süre çalıştıktan sonra; Türkiye Sakatlar Derneği (TSD) Yalova Şubesi’nde faaliyet göstermeye başladım. TSD Yalova Şubesi’nde bir ara başkan yardımcılığı görevinde de bulundum. 4 Eylül 2011’de bu görevimden ayrıldım. Engellilerin sorunlarına dikkati çekmek için sivil toplum kuruluşlarında görevler aldım.”

 

Engelliler için hem yazdı hem de çalıştı

Yazım alanındaki yeteneklerimden dolayı kendisi gibi engelli bireylerin sorunlarını dergilerde köşelere taşıdığını aktaran Dağcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kocaeli Spastik Engelliler Derneği bünyesinde ayda bir yayınlanan Mozaik Dergisi’nde köşe yazarı olarak 2005- 2006 yıllarında görev aldım, makalelerim yayınlandı. Ayrıca TSD Yalova Şubesi’nin çıkardığı Engelsiz Dünya Dergisi’nde 2009’da bir süre köşe yazarlığı yaptım. Dr. Mustafa Yıldız’ın “Spastik” adlı romanında sağlık danışmanı olarak yer aldım. Şu an basım aşamasında olan bir şiir kitabım, 300 şiirim, makalelerim ve çeşitli tiyatro grupları tarafından gösterime konan birçok senaryom var. Bütün bunlarla, engelli bireylerin sorunlarına dikkati çekmeyi hedefliyorum. Yalova Biz De Varız Engelliler Derneği’nin 2011 yılından bu yana Genel Başkanıyım. 2014’ten bu yana Türkiye Ortopedik Engelliler Federasyonu Disiplin Kurulu Üyesiyim.”

 

Üç lisans iki de yüksek lisans programı bitirdi

Hayatı boyunca eğitim almaktan geri durmadığını ve gücünün yettiği yere kadar okuyacağına değinen Dağcı, eğitim hayatına ilişkin şunları anlattı:

“İlk, orta ve liseyi açık öğretim sistemiyle bitirdim. Sonra; sırasıyla Atatürk Üniversitesi İlahiyat, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji, Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümlerini okudum. 2019’da Cambridge Üniversitesi Siyaset Bilimi ve 2020 Ocak ayında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kurumsal İletişim Bölümü’nde yüksek lisansımı tamamladım. Şu an Anadolu Üniversitesi Web Tasarımı ve Kodlama Bölümü öğrencisiyim. Elimden geldiği kadar öğrenim göreceğim. Kazandığım bilgi ve tecrübeleri hem engelli hem de tüm insanlık için yararlı olmak adına paylaşacağım.”

İhtiyaçlarını bile tek başına karşılamakta zorlanmasına rağmen okumaktan vazgeçmediğini vurgulayan Dağcı, sözlerine şöyle devam etti:

“Engelim nedeniyle her alanda olduğu gibi eğitim alanında da birçok zorluk yaşadım. Ama hiçbir zaman pes etmedim. Hayata okuyarak tutundum. Engelli arkadaşlarıma ilham kaynağı oldum. Engelim nedeniyle evde vakit geçirmek zorunda olduğum için okuduğumu düşünenler var. İnanamayanlar, özenip kendi hayatını sorgulayanlar da oluyor yaptıklarımı görünce. Birinci düşünceyi, cehalete ve toplumumuzda okumanın yeterince önemsenmemesine bağlıyorum. İkinci düşünce ise toplumun engellilere yönelik önyargılarından kaynaklı. Ancak asıl beni kaygılandıran nokta, bu iki düşüncenin dışında başka bir düşünceye çok az rastlamış olmam.”

 

Okumak, bir tercih değil, gereklilik

Her engelli bireyin mutlaka eğitim alması hatta üniversite bitirmesi gerektiğine işaret eden Dağcı, şu ifadeleri kullandı:

“Bana göre okumak bir tercih meselesi değil, bir gerekliliktir. Antik çağlardan beri bu bir insanın kendini tamamlaması için adeta zorunluluk. Okumak, içinde bulunduğumuz postmodern çağda daha yaşamsal bir önem kazanmıştır. Benim okuma azmimin engel tanımamasında kararlı kişiliğimin etkisi büyük. Küçük zorluklardan hemen pes etmem. Toplumun yapıştırdığı etiketlere de fazla aldırmam. Devamlı hayallerimin peşinden gittim. Çok zorluklar çektim. Bazen sınavlara katılmak için belediyenin tahsis ettiği araçla saatlerce tekerlekli sandalyede oturarak seyahat ettim. Üşüdüm, hastalandım, burada sayamayacağım pek çok zorluk çektim ancak asla ve asla pes etmedim. Asıl çektiğim sıkıntılar, genelde toplumsal önyargılar ve engelli oluşumun toplumda her türlü kimliğimin önüne çıkarılmasından kaynaklı sıkıntılardı. Kişinin isteği dışında, kişi hakkında oluşan bu toplumsal mutabakat, bazen beni çok daha fazla yaraladı.”

 

“Her insanın bir potansiyeli var, yeter ki içindeki cevheri ortaya çıkarabilsin”

Engelliler için bugüne kadar pek çok mücadeleler verdiğini sözlerine ekleyen Dağcı, asla ve asla engellilerin içlerine kapanmaması gerektiğinin altını çizdi. Engelli bireylerin de, istediklerinde önlerindeki her türlü zorluğu aşıp hayatta başarılı olabileceklerini vurgulayan Dağcı, konuşmasını şöyle tamamladı:  

“Her insanın yetenekli olduğu bir alanın mutlak var olduğuna inanıyorum. Toplumsal bir varlık olan insanın potansiyelini ortaya çıkarmak için, yaşadığı olaylar, kendi kişilik özellikleri, ailesi, toplumsal ve fiziki çevresi gibi birçok etkenin uygun koşullarda olması gerekir. Engelli bireylerin hayata bir sıfır yenik başlamalarına rağmen pek çok başarıya imza attıklarına şahit oluyoruz. Yeter ki arkadaşlarımız engelleri gözlerinde büyütmesinler. Bu hayatta engellilerin eğer isterlerse başaramayacakları bir şey olmadığına inanıyorum.”