DOLAR 32,8040 -0.15%
EURO 35,6263 0.11%
ALTIN 2.503,400,28
Ankara
29°

PARÇALI AZ BULUTLU

Dezenformasyondan nefret söylemine: Yankı fanusları 

Dezenformasyondan nefret söylemine: Yankı fanusları 

Bireylerin sosyal medyada kendi görüş ve inançlarına sahip kişilerle etkileşim kurduğu “yankı fanusları” özellikle seçim döneminde etkisini artırmış olabilir mi? Evin Arslan, yankı fanuslarının dezenformasyon ve azınlıklara etkisini Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu ve Malumatfuruş sitesinin editörü ile konuştu.

ABONE OL
18 Eylül 2023 12:51
Dezenformasyondan nefret söylemine: Yankı fanusları 
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haber: Evin Arslan – İstanbul / Kapak Fotoğrafı: Frederik Merten – Unsplash

Sosyal medya kullanımı giderek yaygınlaşıyor, ancak “bu mecralarda nasıl var olduğumuz?” tartışma alanlarından biri. Bu yıl yayınlanan Reuters Dijital Haber Raporu, dünya genelinde habere ilginin azaldığını gösteriyor. Rapora göre insanların yüzde 36’sı haberlerden kaçıyor. Haberlere yoğun ilgi gösterenlerin oranı 2017’den bu yana yüzde 63’ten yüzde 48’e geriledi. Kullanıcıların yüzde 56’sı internetteki haberlerin gerçek olup olmadığını anlama konusunda endişeli. Raporun Türkiye ayağına bakıldığında kullanıcıların yüzde 35’inin haberlere güvenmediği görülüyor.

Araştırmadaki önemli verilerden biri, siyasi kutuplaşma arttıkça habere ilginin azalması. Rapora göre, dünya genelinde pasif haber tüketicilerinin oranı yüzde 47. Yani bu kullanıcılar haberi paylaşmıyor, beğenmiyor ya da yorum yazmıyor. Kısaca haberle hiçbir etkileşim kurmuyorlar. Aktif haber tüketicilerinin oranı ise yüzde 22. Ancak rapor, aktif tüketicilerin genelinin erkek, iyi eğitimli ve daha partizan kişiler olduğunu vurguluyor.

Yankı fanusuna sıkışmak

Yasemin Giritli İnceoğlu

Bu tespitlerin ışığında “sosyal medyada görülen paylaşımlar ne kadar gerçeği ve toplumu yansıtıyor?” sorusuna yanıt aradık.

London School of Economics Konuk Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu’nun aktarımına göre, yankı fanusu için temel varsayım, benzer sosyoekonomik özelliklere, politik veya dini inançlara sahip bireylerin birbirleriyle etkileşime girme olasılıklarının daha yüksek olduğu yönünde. Yankı fanusu içine sıkışan kişilerin kendi düşündüklerinin ötesinde bir dünyaya uzak olduğunu söyleyen İnceoğlu şöyle diyor:

“O fanusta farklılıklara yer verilmiyor, kendi düşündüklerine yakın içerikleri, yazıları, düşünceleri, TV programlarını, internet sitelerini takip ediyorlar. Bu grupların okudukları gazeteler, izledikleri TV kanalları, takip ettikleri hesaplar aynı düşünceyi tekrarladığı için zaman içinde pekişen bu düşünce ile aynı bakış açısının bir yankısı yaratılmış oluyor. Bu kapalı grup yalnızca kendilerini onaylayan içeriklere muhatap olmak suretiyle hem kendilerini iyi hissediyorlar hem de aslında gerçeklikten bihaber ve kopuk bir biçimde yaşıyorlar.”

Seçim döneminin yankı fanusları

“Seçim döneminde yankı fanuslarının oluşma ihtimali daha yüksek olabilir mi?” Sorusuna yanıt ararken, Doğrulama platformu Malumatfuruş’un editörü ile görüştük, Türkiye’de vatandaşların ve gazetecilerin yankı fanusu içinde olduğunu ifade eden  editör,  “Birbirine taş atmakla meşgul ‘seçmenler’ ve ‘medya mahalleleri’ karşı tarafı itibarsızlaştırmak adına hakikatin yanı sıra sıklıkla tahrif edilmiş içeriklere, kurgu iddialara, manipüle edilmiş görüntülere başvuruyor.”  dedi.

İdeolojik kamplar arasındaki etkileşimin az olduğunu ifade eden site editörü, farklı görüşteki grupların kendi içindeki etkileşim sıklığının daha yoğun olduğunu kaydederek şöyle devam etti:

“Böylesi bir ortamda, süregelen ikiyüzlü ve etik dışı tutum ile yankı fanusları daha da güçlenecektir. Belirtmekte fayda olan ilginç bir nokta da seçimlerin sona ermesinin ardından haberden kaçınma eğiliminin güçlendiği gözlemlenmekle birlikte, internet sitesi ziyaret sayısı ve sosyal medya hesaplarının etkileşim oranlarının kayda değer ölçüde düşmesi.”

Malumatfuruş sitesinin editörü, geçmiş seçim süreçlerine benzer şekilde 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde de güncel olduğu iddiasıyla eski tarihli görüntülerin paylaşıldığına, istatistiklerin çarpıtıldığına ve sahte seçim broşürlerinin dağıtıldığına şahit olduklarını da söylüyor:

“Mayıs 2023 seçim sürecinde özellikle alt yazı değiştirme veya farklı seslendirme ekleme gibi basit manipülasyonlar kullanarak izleyiciyi etkilemek amacıyla oluşturulan videoların dolaşıma sokulduğu görüldü. Bu tür videoların bilhassa Cumhur İttifakı destekçisi vatandaşları etkilemek üzere hazırlandığı anlaşılıyor. Görsel manipülasyonlarının seçim kampanyalarında bizzat siyasetçiler ya da destekçileri tarafından yoğun şekilde kullanıldığı bir dönem yaşadık. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mitinglerinde Cumhurbaşkanı adayı Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dijital ortamda düzenlenen videosunu mitinglerinde defalarca kullanması ve katıldığı canlı yayınlarda bu görüntüye atıf yapması bunun başlıca örneği oldu.”

Malumatfuruş sitesinin editörü, birçok siyasetçinin konuşmasının makaslanarak halkı etkilemek üzere kullanıldığını da ifade ediyor.

İnsanları daha yakın görüşlü hâle getiriyor

“Tercih ettiği partinin yankı fanusuna sıkışmış!” bir seçmenin başka bir partiden bir adaya oy verme olasılığının daha düşük olacağını söyleyen Yasemin Giritli İnceoğlu bu durumu şöyle açıklıyor:

 “Siyasi davranış ve politik iletişim araştırmalarına dayanarak, çevrimiçi olarak başkalarıyla tartışmak, gönderiler hakkında yorum yapmak, içerik paylaşmak veya siyasi konular hakkında kendi düşüncelerini yayınlamak gibi siyasi çevrimiçi faaliyetlerin sandıktaki bireysel davranışlarla ilişkilendirilebileceğini savunan araştırmalar mevcut. Bu araştırmalar, vatandaşların esas olarak önceden var olan bakış açılarını doğrulayan bilgilerle meşgul oldukları argümanının ardından, siyasi çevrimiçi katılımın insanları daha yakın görüşlü hâle getirdiğini ve oy bölme olasılığını azalttığını varsayıyor.”

Kutuplaşma ve tek seslilik

Yankı fanusu, bir durumu daha beraberinde getiriyor: “Siyasi kutuplaşma ve tek seslilik.”

İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin yaptığı “Türkiye’de Kutuplaşmanın Boyutları” araştırmasını referans gösteren İnceoğlu, yankı fanusunun varlığının ortada olduğunu ifade ediyor ve şöyle söylüyor:

“Kutuplaşma sonucu farklı dünya algılarına sahip olan farklı parti taraftarlarının diğerlerinin dünya algılamasını görmediklerini görüyoruz. Bu yalnız televizyon kanalları ve gazetelerde değil sosyal medyada da aynı. Twitter kullanıcılarının yüzde 60’ı takip ettikleri kişilerin siyasi görüşlerinin kendi siyasi görüşleriyle uyumlu olduğunu, Facebook kullanıcılarının üçte ikisi de arkadaşlarının siyasi görüşlerinin kendileriyle benzer olduğunu söylüyor. Farklı görüşlerle karşılaşmayan kişiler, kendi görüşlerini paylaşmayanların azınlıkta olduğunu varsayıyor, kendi görüşlerini paylaşmayanlarla karşılaştıkları zaman da ‘gerçeği’ kavrayamayan bu kişilere karşı tepki veriyorlar. Araştırma Noelle-Neumann tarafından geliştirilen Suskunluk Sarmalı (Spiral of Silence) hipotezinin, yani bireylerin kendi siyasal görüşlerinin azınlıkta olduğunu düşündükleri zaman görüşlerini kamusal alanlarda paylaşmaktan çekinmelerinin gerek geleneksel gerekse de sosyal medyada geçerli olduğunu gösteriyor.”

Beraberinde gelen dezenformasyon

Bireyler arasında yankı fanusunun oluşması dezenformasyonu beraberinde getiriyor. Sosyal medyada oluşturulan yankı fanuslarında yanıltıcı bilgilerin ve sahte haberlerin daha kolay yayılabileceğini söyleyen İnceoğlu, bu tür bilgilerin insanlara, topluma ve ekonomiye zarar verebileceğini aktarıyor.

 “Dezenformasyon toplumu kutuplaştıran bölünmeleri körükleyip güçlendirdiği için demokratik kurumları tehdit ediyor, farklı dünya görüşüne sahip grupları düşmanlaştırıyor” diyen İnceoğlu, kutuplaşmanın politika oluşturmayı zorlaştırdığını ifade ediyor.

“Peki, bu yankı fanuslarında azınlıklara yer var mı?” İnceoğlu, ırk ve etnik köken hakkında benzer bakış açılarına sahip Twitter kullanıcılarının birbirlerini takip etme ve destekleme eğiliminde oldukları ve ırkçı içeriğin güçlendirildiği bir “yankı fanusu” oluşturduğuna dair bazı çalışmaların olduğuna dikkat çekiyor.

Fotoğraf: Ozan Şafak – Unsplash

Göçmen karşıtlığı

2023 seçim sürecinde yanlış bilgi sorununun geçmişe nazaran daha yoğun yaşandığını söyleyen Malumatfuruş editörü, seçim sürecinde en çok Suriyeli ve Afgan sığınmacılar odaklı dezenformatif içeriklerin paylaşıldığını ifade ediyor. Bunun sebebi ise, göçmen karşıtlığı üzerinden halkın siyasî tercihlerini etkileme motivasyonu.

Malumatfuruş editörüne göre doğrulama içerikleri, yankı fanuslarının etkisini azaltıp yanlış bilgi ile mücadelede farklı seslerin duyulmasına katkı sunabilir. Ancak doğrulamanın ve bu yönde içerik üreten girişimlerin etkisinin sınırlı olduğunu söyleyen editör, haberi doğru sunmanın, yanlış haber için tekzip geçmenin ve halka doğru bilgiyi sunmanın basın organlarının görevi olduğunu ifade ediyor.

Not: Malumatfuruş sitesinin editörü, haberde isminin yer almasını istememiştir.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.