Duygu Kıt
Müzeyyen Randa, 6 Şubat 2023 depreminin ardından Hatay’dan Dersim’e taşındı. Dersim macerası oğlunun öğretmenleri sayesinde başladı aslında. Depremde evi yıkıldıktan sonra anne ve babasının evine yerleştiğini ama oranın da yıkıldığını anlatıyor Randa. Sonra öğretmenlerin ricasıyla Dersim merkezde bulunan öğrenci yurduna geliyor. O günden beri de Dersim’de yaşamaya, hayata tutunmaya çalışıyor.

Müzeyyen Randa
Müzeyyen Randa, Dersim’e yerleşirken zorluk çekse de şimdi uyum sağladığını söylüyor. Şu an tek çabasının sağlıklı bir yaşama kavuşmak olduğunu belirten Randa’nın anlattıkları şöyle:
“Oğlumun öğretmenleri, hocaları yardım etti. Bizi buraya yerleştirdiler. 6 ay yurtta kaldık sonra eve geçtik ama kaldığımız ev için de yıkım kararı var. Daha nereye gidebiliriz bilmiyorum ama bir yerde tutunmak istiyoruz. Hem ben hem de çocuklarım yaşamaya çalışıyoruz. Mücadele etmek ne kadar zorsa hayat pahalılığı daha zor. Bu zor günlerin tez zamanda geçmesini bekliyorum.”

“Hatay’da pasta imalatında çalışıyordum. Buraya gelince ne yapabilirim dedim. Hayatımız devam etmek zorundaydı. El işi ürünler yapmaya başladım” diye konuşan Randa şöyle devam ediyor; “Deprem bizi yıkamadı ya, hemen çalışmak zorundaydım. Ne yapabilirim dedim, el emeği takılar tasarladım. İlk deneyimimdi, daha önce kendim için bile yapmamıştım. Tezgâh açtım. Çanta, kolye, bilezik yapıyorum ve geçimimi bu şekilde sağlıyorum. Ürünlerimi de belediyeye bağlı halk pazarında satarak geçimimi sağlamaya çalışıyorum.”

Randa ne kadar zorluk yaşasa da çabalamadan, geçinmek için yeni işler yaratmaktan vazgeçmeyeceğini söylüyor. Depremin kadınları iki kez yıktığın söyleyen Randa, yaşam koşullarının hâlâ iyileşmediğini vurguluyor ve sözlerini şöyle noktalıyor: “Hem anneyim hem babayım. Ben sekiz yıldır eşimden ayrıyım. Çocuğumu ben okutuyorum, sahiplenmişim. Depremden sonra tekrar sıfırdan başlıyoruz. Her şey çok pahalı, geçinemiyorum. Bir şeyler yapmaya çalışıyorum çocuklarımın eğitimi için. Ben yaşamakla mücadele ediyorum. Enkazdan çıktık geldik ama biz de aslında ölmüşüz. Şu anda canlı cenaze gibiyiz. Bu kadar çekeceğimi bilseydim… İsyan ediyorum.”
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8501 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8302 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6899 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6449 kez okundu
5
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5132 kez okundu
6
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5052 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4899 kez okundu
1
Sendikalaşma öncesi işten çıkarmalar: TOG’da çalışanlar “küçülme” gerekçesini sorguluyor
8311 kez okundu
2
“Dershane öğretmenliği madende çalışmak kadar zor”
4568 kez okundu
3
Bursa Agora Çarşı’da el emeği pazarı
4115 kez okundu
4
Tekstil sektörü bitiyor mu?
3624 kez okundu
5
Ev işçisi zor durumda: Tam günlük emeğe yarım günlük ücret
3096 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.