DOLAR 31,1546 0.02%
EURO 33,8304 0%
ALTIN 2.033,650,05
Ankara
13°

AÇIK

Çeribaşı: “Barolarda kadın avukatların temsili, fiilen yok denecek kadar az”
  • 9.Köy
  • İnsan Hakları
  • Çeribaşı: “Barolarda kadın avukatların temsili, fiilen yok denecek kadar az”

Çeribaşı: “Barolarda kadın avukatların temsili, fiilen yok denecek kadar az”

Ankara Barosu’nun tek kadın adayı Avukat Duygu Çeribaşı, barolardaki erkek egemen yapıyı kırmak için harekete geçtiklerini belirterek, “Başka bir kadın aday olmamasından oldukça rahatsızız. Tam da değiştirmek istediğimiz şey budur” dedi.

ABONE OL
22 Ocak 2021 00:00
Çeribaşı: “Barolarda kadın avukatların temsili, fiilen yok denecek kadar az”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Pandemi önlemleri kapsamında iki defa ertelenen Ankara Barosu seçimlerinin ne zaman yapılacağı bilinmezliğini koruyor. Ankara Barosu başkanlığı için adaylığını açıklayan isimlerden birisi de kendisi dışında hepsi erkek olan baro başkan adaylarıyla yarışan Avukat Duygu Çeribaşı. Çeribaşı, avukatlık mesleğindeki ve baroda yer alan erkek egemen yapıya karşı mücadele ettiğini ifade ediyor.

Ankara Barosu Başkan Adayı Duygu Çeribaşı ile aday olma kararını, barolardaki erkek egemen yapıyı, kadın avukatların temel sorunu, korona günlerinde avukatlık mesleğini ve temel projelerini konuştuk.

 

Ertelenen Ankara Barosu seçimleri yaklaşıyor. Siz de Ankara Barosu başkanlığına aday olan isimlerden birisiniz. Bu düşünce nasıl oluştu kısaca aktarabilir misiniz?

-Aslını söylemek gerekirse bu tek başına alınmış bir karar değil. Avukat Hakları Grubu – Ankara’nın adayı olarak seçime giriyorum ben. Grubumuz hem seçime çok az bir süre kala kuruldu hem de pek çok genç ismi içinde barındırıyor. Böyle bir durumda, gençlerin olduğu yerde değişim ihtiyacı daha çok gözle görülür bir hal alıyor. Çünkü bu meslek içinde yıllar geçip giderken, mesleğin içinde yer alan eşitsizlikleri kanıksar hale geliyor ve değişim ihtiyacını göremeyebiliyorsunuz. İşte böyle bir durumda ve böyle bir ekipte bu değişim ihtiyacını karşılayabilecek, çağın değişen araçlarını bu değişim için kullanabilecek bir baro yönetimi hayal etmeye başladık. Sonra da, “madem hayal bizim hayalimiz bunu gerçekleştirecek olan da bizleriz” gibi bir düşünceyle yönetime talip olduk. Ekip olarak karar aldık ama böyle bir teklif geldiğinde bir sorumluluk almalı düşüncesi ile kabul ettim.

 

Siz, bu seçimde Ankara Barosu’na başkan adayı olan tek kadın adaysınız. Adaylığınızı ortaya koyarken, hep şikâyet edilen erkek egemen yapıyı kırma gibi bir düşünceniz var mıydı?

-Tabii ki vardı. Çünkü bildiğimiz şeyler, geçmiş deneyimlerimiz ortada. Nedir bu? Ankara Barosu’nun yarısını kadın avukatlar oluşturuyor. Peki Ankara Barosu tarihinde toplam kaç kadın Baro Başkanı olmuş? Sadece bir tane. Evet belki kadın avukatların seçme hakları bulunuyor. Ama görüyoruz ki, gerek Ankara Barosu’nda gerekse diğer barolarda kadın avukatların temsili fiilen yok denecek kadar az.  Yukarıda da dediğim gibi, bu ve benzeri eşitsizliklere karşı ekibin duyarlığı oldukça yüksek. O nedenle evet diyebilirim. Evet, bu karar alınırken baroda toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayalı bir ayrımcılık olduğunu fark ettik ve bunu yıkmak üzere bir kadın aday belirledik. Ancak sadece aday belirlemekle yetinmedik.

Bu doğrultuda yaptığımız ilk çalışmalardan birisi Toplumsal Cinsiyet Temelli Eşitsizliğe ve Şiddete Karşı Politika belgemizi oluşturmak ve yayınlamak oldu. Grup olarak oluşturduğumuz bu belgede Ankara Barosu’na kayıtlı tüm avukat ve stajyer avukatlar ve tüm baro personeli için tavsiye niteliğindeki ilke ve stratejileri sıraladık. Burada tüm baro personelini kapmasını çok önemli görüyoruz. Çünkü hukuk bir sistem olarak, bir işleyiş olarak bütün olduğu gibi içinde barındırdığı eşitsizliklerde de maalesef bir bütün. Cinsiyet temelli eşitsizliklerin tarafı sadece avukat kadınlar olarak görmüyoruz. Bir bütün olarak baro personeli olarak görüyoruz. Bu belge kapsamında, Kadın avukatlara yönelik cinsel saldırının önlenmesi için denetim-izleme kurulu kurulması en önemli planlarımızdan biri olarak karşımıza çıkıyor.

Son olarak belki şu söylenmeli. Bizim grubumuz dışında başka bir kadın aday olmamasından oldukça rahatsızız. Tam da değiştirmek istediğimiz şey budur. Her şey olağan akışına bırakıldığında ortaya çıkan adaylar sadece erkek adaylar oluyorsa burada bir sorun vardır. Demek ki “olağan” olan erkek yanlı bir durumu anlatıyordur. Bu durumun değişmesi için harekete geçtik.

Siz Av. Sema Aksoy’un başkanlık döneminde de avukatlık yapıyordunuz. Bir kadın baro başkanının olmasında ne gibi farklılıklar gördünüz?

-Sema Aksoy’un başkanlığı öncesi, Baro Yönetim Kurulu üyesi olduğu dönemde Gelincik Projesi hayata geçirildi. Başkan olduktan sonra ise proje daha da geliştirildi ve şiddetin her türlüsüne maruz kalan kadın, çocuk ve LGBTİ bireyler için, konusunda uzman avukatlarca hukuki yardım ve destek sağlanıyor. Yine, Sema Aksoy’un başkanlığı döneminde kadın ve çocuk hakları ihlalleri ile ilgili gerçekleştirilen, özellikle de farkındalığa yönelik çalışmalar çağın koşullarına göre çok daha ileri bir boyuta taşınabilir.

 

Biraz daha açmak gerekirse, bir kadın avukatın temel sorunları dendiği zaman ne anlamamız gerekir?

-Ne yazık ki avukatlığın erkeğe özgü bir meslek olduğu algısı toplumda henüz tam olarak değişmedi. Bu nedenle de bu algının yansımalarını mesleki faaliyetimizi yürüttüğümüz her alanda ve mekânda görüyor, çeşitli zorluklarla karşılaşıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden dolayı fiziksel, psikolojik anlamda her an mobinge maruz kalabiliyoruz. Öyle olaylarla karşılaşıyor ya da tanık oluyoruz ki, temel sebebi bu eşitsizlik. Yani, salt kadın olduğumuz için yaşıyoruz bunları. Özetle her bakımdan dezavantajlı durumdayız. 

 

Hayvan haklarına, Stajyer avukatların haklarına, işçi avukatların haklarına yönelik pek çok projeniz var. Bu projelerle ne amaçlıyorsunuz?

-Evet, çünkü baroyu yönetmeye talipsek bunların hepsine yönelik bir planımız olmalı. Barolar anayasal sorumluluğu olan kurumlardır. Ve hak talep eden toplumla, bu talebin görüldüğü mahkemeler arasında avukatlar bir köprü görevi görür. O nedenle, toplumdaki her birey ne talep ediyorsa ne hakkını arıyorsa bunun bir karşılığı avukatlarda oluyor. Pek tabii, avukatların meslek kuruluşu olan barolarda da bunun karşılık bulması gerekiyor. Bunun yanı sıra bir de avukatların, mesleğini icra ederken yaşadığı pek çok zorluk var. Ya da henüz avukat olmamış meslektaş adaylarımızın karşı karşıya kaldığı pek çok problem bulunuyor. Böyle bir durumda biz sorunları tespit etmeye ve bunlara yönelik çözüm önerileri getirmeye çabalıyoruz. Baro seçimini kazanmak ya da kazanmamak önemli değil. Kazandığımız takdirde getirdiğimiz çözüm önerilerini hayata geçirme fırsatımız daha çok olacak.

 

Korona günlerinde avukatlık mesleğini icra etmenin ne gibi zorlukları oluyor?

-Yani bu konuda ilgililerin sorumsuzlukları, yönetememeleri avukatların sağlığını tehlikeye sokuyor. Şunun farkındayız, bir yanda savunma hakkı var öteki yanda ise toplum sağlığı. İkisi de vazgeçilmeyecek ilke ve değerler. Dolayısıyla “hiç duruşma olmasın demek” ya da “duruşmalar pandemi öncesi olduğu gibi devam etsin” demek oldukça zor. Ama avukatların başına gelen böylesi bir durum değil. Avukatların sağlığı çok basit nedenlerden ötürü tehlikeye atılıyor. Örneğin, izinli ve mazeretli hakîmlerin anlık ve günlük olarak bilgisi uzun bir süredir takip edilmiyordu. Bunu avukatlar adliyeye gidince mahkeme kapısında öğreniyordu. Bu pandemi şartlarında bir avukat, pek çok insanın olduğu adliyeye boş yere giderek kendisini tehlikeye atıyordu. Bunun duyurusu yapılsın dedik. Buna yönelik çalışmalar da yapılmaya başlandı ama yine de günün koşullarına uygun bir çalışma değil bu.

HABER : CENGİZ MERT AKSEKİLİ /ANKARA

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.