Meteoroloji’nin 2020-21 raporunda İç Anadolu “olağanüstü kurak” olarak sınıflandırıldı. Ankara’da barajların doluluk oranı yüzde 8,5’e düştü. Kente beş ay yetecek su olduğunu belirten ASKİ yetkilileri kuraklık nedeniyle endişeli olduklarını, emniyetli su miktarının biriktirilemediğini söyledi. 9.Köy’e konuşan uzmanlar Ankara’nın günlük su ihtiyacının 1 milyon tona yakın olduğuna ve bu kadar su tüketilirse her gün bir Beyşehir Gölü kadar suyun tükeneceğine dikkat çekti. 


Çevre
Berfin Bayır         24/11/2021     378 GÜN ÖNCE

ANKARA- ASKİ’nin çalışmalarına göre Ankara’da son 20 yılın en kurak günleri kapıda. Başkentin barajlarında doluluk yüzde 8,5’e geriledi. İklim araştırmacısı Tekin Altuğ, son 30 yılda azalan yağış rejiminin sürmesi halinde İç Anadolunun merkezinde çöl iklimi yaşanacağı uyarısında bulundu. 

İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği Yönetim Kurulu üyesi Tekin Altuğ, 9. Köy’e yaptığı açıklamada Ankara’nın günlük su ihtiyacı yaklaşık olarak bir milyon tona yakın olduğu vurgulayarak “Bir Ankaralı her gün bu kadar su tükettiği zaman bir Beyşehir gölünü kurutmuş oluyoruz. Beyşehir Türkiye’nin en büyük tatlı su gölüdür” dedi.  ASKİ Barajlar ve Ana İsale Hatları Dairesi Başkanı İlker Arslan da 2021 yılında barajlara gelen su miktarının 15 Kasım itibariyle 364 milyon 830 bin metre küp olduğunu belirterek “Yıl sonuna daha var, ama kurak bir dönemdeyiz. Son 20 yılın ortalamalarının altında kalacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı. 

“Başkentin iklimi Riyad’la aynı olacak”

Yağış rejiminin şu anki ortalamayla gitmesi halinde Altuğ, Ankara ikliminin 30 yıl sonra Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın iklimiyle aynı olacağı yorumunu yaptı ve “Ankara’nın ortalama sıcaklığı yaklaşık 45 dereceyi bulacaktır. Ankara halkı için yaşanılmaz bir hal demektir” dedi. 

“Kayıp kaçak oranı yüzde 40”

En önemli noktalardan birinin de Ankara şebekesindeki kayıp-kaçaklar olduğunu belirten Altuğ, “Kayıp kaçak oranı yüzde 40’larda. Bu çok ciddi bir rakam, yani her yüz litre suyun 40 litresi kayıp, ne olduğunu belli değil. Su kanal idaresi ciddi önlemler almak zorunda” diye konuştu 


Ankara Kurtboğazı Barajı. Fotoğraf ASKİ

Yüksek binalar, cam giydirmeli plazalar iklimi etkiledi

Altuğ, Ankara’nın sıcaklığının ortalama iki, üç derecenin üzerine çıktığını ve bunun çok yüksek bir rakam olduğunu belirterek “Buzul çağ dönemi şu anki sıcaklığın dört derece altındaydı. Yani iki derece, üç derece yukarı çıktıkça Ankara çölleşecek. Ankara’nın her yerine 30 katlı, 40 katlı cam giydirmeli binalar yapıldı” dedi. Bu durumun hava ve yağış rejimini bozduğunu vurgulayan Altuğ, şöyle konuştu: “Yazın soğutmak için enerji çekiyor, kışın ısıtmak için enerji çekiyor. Bununla ilgili önlemler alınması lazım. Belediyelerimiz artık yeni binalara ruhsat verirken iklim değişikliğini de ele almak zorundalar. Ruhsatlandırma birimleri mutlaka iklim değişikliklerine sebep olan unsurları neler olduğunu göz önüne alarak ruhsatlandırma yapmaları lazım. Artık yüksek binalara ruhsat vermemeli, cam binalara ruhsat vermemeli. Aksi takdirde bizi kötü günler bekliyor.”

“İç Anadolu bölgesi tahıl ambarı olmaktan çıkacak”

Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2021 yılı Mayıs Ayı Meteorolojik Kuraklık Durumu raporunda Haziran 2020-Mayıs 2021 arası dönemde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde, İç Anadolu ve Ege’nin güney kısımlarında olağanüstü kuraklık yaşandığı kaydedildi. 

İç Anadolu’nun iklim değişikliğinden en çok etkilenen bölgeler arasında olduğunu belirten Altuğ, “Eğer ki biz sıcaklık artışını bir buçuk derece ile sınırlandıramazsak İç Anadolu bölgesi tahıl ambarı olmaktan çıkacak” dedi. Altuğ, “Dün buğday fiyatları dünyada en yüksek rakama ulaştı. Bu ne demektir? İleriki dönemde bizim halkımıza zam olarak geri dönmesi demektir. Bugün ekmek fiyatları iki buçuk lira olmuş bu 10 liraya kadar gidebilir. Neden? Çok ciddi kuraklık var, üretim yapılamayacak ciddi önlemler alınamazsa”  diye konuştu. 

“Ortalamanın altında bir yıl geçiriyoruz”

ASKİ Genel Müdürlüğü Barajlar ve Ana İsale Hatları Dairesi Başkanı İlker Arslan da 2021 yılında barajlara gelen su miktarının 15 Kasım itibariyle 364 milyon 830 bin metre küp olduğunu belirterek “Yıl sonuna daha var, ama kurak bir dönemdeyiz. Son 20 yılın ortalamalarının altında kalacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Bu miktarın 4-5 milyon metreküp artabileceğini söyleyen Arslan, “370-375 bandı arasında bir yerde kalabilir diye tahmin ediyorum. Dolayısıyla ortalamaların altında bir yıl geçiriyoruz” dedi.ASKİ Barajlar ve Ana İsale Hatları Dairesi Başkanı İlker Arslan, Berfin Bayır'ın sorularını yanıtladı.

“Güvenli su miktarını biriktiremedik”

İklim değişikliğiyle beraber kuraklığın arttığına dikkat çeken Arslan, “Bu şiddetin artması ve sıklığın fazlalaşması işletme anlamında bizi tedirgin ediyor. Örneğin son 10 yılın, 20 yılın ortalamalarına baktığımızda aslında 2019-2020 iyi geçti. 2021 ortalamaların altında geldi ancak 2019-2020’de de çok ciddi bir yağış almadık. Ortalamaların çok çok üzerine çıkmadığı için istediğimiz emniyetli su miktarını biriktiremedik” dedi. 

Barajlarda 140 milyon metreküpe yakın suyun olduğuna işaret eden Arslan şöyle konuştu: “Ankara’nın şu anda kışın su ihtiyacı bir milyon üç metre küp. Biz Kesikköprü Barajı’nı da çalıştırıyoruz. Kesikköprü’den de su aldığımız için yaklaşık bizim şu anda beş aya yakın suyumuz var zaten. Herhangi bir problemimiz yok. İçme suyu arz güvenliği anlamında bir sıkıntımız yok.”

Arslan, Kızılırmak hattının çalıştırılmasının enerji maliyetleri anlamında ciddi bir yükü olduğunu vurgulayarak “200 milyon liranın üzerinde bir parayı Kesikköprü’den aldığımız su için elektrik parası olarak ödedik. Bu benim iki yüz milyon lira eksik yatırım yapmam demek. Eski hatların yenilemesini geciktiren bir durum bu. Dolayısıyla da kuraklık sadece içme suyu arz güvenliği değil mali kaynaklarınız anlamında da sıkıntıya sokuyor.”

“Radikal bir kuraklık olursa o zaman ciddi ciddi düşünmemiz gerekir”

Arslan beklentilerinin bu sene şu ana kadar gelen su miktarının 350 milyon metreküp olduğunu belirterek “Bu ortalamanın çok altında bir su. Ben bu seneki bir kuraklık durumunu göze alarak bir tedbirimi alıyorum. Ama çok marjinal bir şey olursa yani üç yıldır zaten ortalamaların altında bir su gelişi var, çok radikal bir kuraklık olursa o zaman ciddi ciddi düşünmemiz gerekir. Çünkü elimizde fazla seçenek kalmayacak” diye konuştu.

 

Ankara Akyar Barajı. Fotoğraf ASKİ

Atık sular dönüştürülüp sulamalarda kullanılabiliyor

Aldıkları tedbirleri açıklayan Arslan, kendi şebekelerini de yenilediklerini belirtti. Arslan, ASKİ’nin kaçak kayıplarının olduğunu vurgulayarak “Bu kaçak kayıplarının azaltılabilmesi için eskiyen hatların yenilenmesiyle ilgili çalışmaları yürütüyoruz. Yatırıma harcamamız gereken paraları kuraklık nedeniyle daha ziyadesiyle enerjiye harcama mecburiyetinde kalmamız bu yatırımların hızını kesiyor. Kaçak kayıpları yüzde 20’nin altına düşürmeye çalışıyoruz. Dünya standartları bu, hatta ve hatta daha da ileri vadede yüzde 15’lere çekmek gerekiyor. Atık suların yeniden değerlendirilmesiyle ilgili çalışmalarımız var. Atık sudan çıkan sular özel bir süreçten geçirdikten sonra sulamalarda kullanılabiliyor” dedi.