DOLAR 32,5502 0.04%
EURO 35,0933 0.18%
ALTIN 2.434,410,12
Ankara
29°

PARÇALI AZ BULUTLU

Türkiye'deki en güncel tartışma konularından biri olan sığınmacılar, Avrupa'nın da gündeminde. Kriz o kadar büyük ki, Strazburg’da şehir içinde yürürken yol kenarında kurulmuş sığınmacı çadırlarına rastlamak mümkün. 9. Köy'e konuşan sığınmacılara göre, "Avrupa rüyası" kabus haline gelmiş durumda.

ABONE OL
21 Kasım 2022 00:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sığınmacı meselesi, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada kriz yaratıyor. Fransa da bu krizi en yoğun yaşayan ülkelerden biri. Kriz o kadar büyümüş ki, şehir içinde yürürken yol kenarında kurulmuş sığınmacı çadırlarına rastlamak, artık normal karşılanmaya başlamış. 
Türkiye’deki Suriyeli ve Afgan sığınmacı ağırlığına karşılık,Fransa’daki sığınmacılar çok daha değişik bölgelerden geliyorlar.  Aralarında Rusya’dan, Gürcistan’dan, Fildişi Sahili’nden, hatta AB üyesi olan Yunanistan ya da Polonya’dan gelenler de var. 
9.Köy’e konuşan Panagiotis, Fransa’ya sığınan bir Yunan vatandaşı. Ülkesinden iki sene önce önce ayrılıp, Strasburg’a geldiğini anlatan Panagiotis, sığınma nedenini “Yunanistan’da siyasi suçlu olduğum için” sözleriyle açıkladı. 

“Şehrin ve hayatın görünmezleriyiz…”

Fransa’ya iltica düşüncesiyle geldiğini söyleyen Panagiotis, 9. Köy’ün kendisine mikrofon uzatması üzerine,” İlk kez birisi gelip seslendi. Çadırın içinde yatıyordum ve “merhaba” dediğinizi duyunca bir an yanlış duyduğumu sandım. Çünkü resmen şehrin ve hayatın görünmezleriyiz” dedi. Panagiotis, durumu şöyle anlattı;
“Bakın çevrenize; Hayat oldukça normal bir şekilde devam ediyor. Sanki biz yokmuşuz gibi. Bize kimse yaklaşmaz. Ben yaklaşık bir buçuk senedir çadırda yaşıyorum. Yunanistan’dan geldim. Siyasi olarak suçlu olduğum için iltica ihtimaliyle geldim. Detayını aktaramayacağım size. Umutlarla geldim buraya, şimdi halim ortada.”
Kendisinin Strasburg’un en işlek bölgelerinde, kaldırım kenarında çadırda yaşayan “tek sığınmacı olmadığını” da vurgulayan Pnagiotis, “Benim gibi sokaklarda, çadırda kalan çok insan var. Zaten şehir merkezinde kaldırım köşelerinde yatan evsiz Fransızları da görmüşsünüzdür. Tam bir Avrupa rüyası” diye konuştu. 
Panagiotis, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları üzerine kurulmuş Avrupa Birliği’ne ve AB’nin başat ülkesi konumundaki Fransa’yı da eleştirdi. Fransa’da ortada “demokrasi göremediğini” söyleyen Panagiotis, “Tüm gün  herkes şık kıyafetlerle insan haklarından falan bahsediyor. Ben insan değil miyim? Yan çadırımda yaşayan dört yaşındaki Polonyalı çocuk insan değil mi? Bu yaşam şartları insancıl mı? Barınma da hak değil miydi? Çok komik bir şey var. Tam bulunduğumuz noktadan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yürüyerek sadece 15 dakika. Artık bu gerçeğe sadece gülüyorum” dedi. 
Kendisinin yazlık bir çadıra sahip olmaktan “mutluluk duyduğunu”, sokaklarda yaşayıp bunu bile bulamayan olduğunu da vurgulayan Panagiotis, şöyle dedi;
“Az ilerde köprünün altında da çadırda yaşayanlar var. Biri yeni geldi. Suriyeli bir aile. Buldukları çadır yırtıktı, yenilemedilerse işleri zor. Çok donup ölen oluyor zaten kış aylarında. Fransa’da binlerce insan sokaklarda yaşıyor. Her yıl yüzlercesi de soğuk, hastalık gibi sebeplerle ölüyor. Ama ölenin yerine de yenisi ekleniyor. Çok üzücü.”

“Türkiye’de kalmak istemedik, çünkü…”

Çadırda yaşamını sürdüren ve Türkiye üzerinden geçerek, Fransa’ya ulaşabilmiş, soyadını açıklamak istemeyen Suriyeli aile de dertli.
9. Köy’e konuşan Baba Muhammed, en çok dört yaşındaki çocukları için endişeli olduklarını vurgulayarak, şöyle konuştu;
“Biz Suriye, Türkiye, Yunanistan ve Fransa rotasını kullandık. Detaylara siz de Türkiye’den gelen birisi olarak hakimsinizdir. Boğulmadan, vurulmadan geldik o yüzden şanslıyız. Türkiye’de de kalmak istemedik çünkü hem halktan gelen tepkilerden hem de farklı durumlardan korktuk.”
Kendileri gibi insinların hiçbir yerde “kabul görmediklerini” de anlatan Muhammed, “Burada da kalmamıza izin yok. Kaçak durumdayız. Çadır komşumuz Panagiotis gibi. Fransa bizi istemiyor, biz de gitmeyi istemiyoruz. Size ismimizi veriyor olmak bile bizim için tehlikeli” ifadesini kullandı. 
“Ben de çocuğumun diğer çocuklar gibi yaşamasını isterdim” diyen Muhammed, savaş mağduru çocukların potansiyel suçlu gibi görüldüğünü, sosyal hayattan ve eğitimden mahrum kaldığını belirtti. Muhammed şöyle konuştu;
“Kimse savaşın içine doğmak istemez. Ben de çocuğumun diğer çocuklar gibi yaşamasını isterdim. Eşit haklara sahip olsun, okusun, arkadaşlarıyla dışarı çıksın. Fakat yapamaz. Bu haklarımız çalındı bizim. Şimdi ne çocuğumuzun yemek yeme gibi bir şansı bile yok. Ne bulursak… Bazen çöp kenarından topluyoruz ama fare, sıçan falan oluyor. Dadanıyorlar. Bazen diğer evsizler çalıyor. Bir de dernekler falan ara sıra sıcak yemek veriyor. O kadar. Geçenlerde birisi para verdi. Utandım ama aldım. Bir şeyler alayım yiyelim diye markete gittim, almadılar. Görüntüm uygun değil bir kere markete girmeye.”

“Paris’te toplu çadır bölgesi çok daha kalabalık…”

Muhammed, 9. Köy’ün Strazburg’da farklı bölgelerde çadırlar olup olmadığı, sığınmacılar arasında örgütlenme bulunup bulunmadığı yönündeki sorularına ise şu yanıtı verdi;
“Eylemler oldu duydum ama Paris’te. Burası bürokrasinin kalbi diye mi bilmiyorum ama ses çıkaran yok açıkçası. Konseyi, mahkemesi her şey burada. Hak, hukuk diyorlar ama nerede? Gerçi birilerine işleyen hak, hukuk var. Bize yok. Toplu çadırların olduğu alanlar var fakat yine Paris’teki kadar geniş bir alan değil. Bir de oralarda güvenlik noktasında sorunlar var. Sen gir mesela, çıkabilir misin bilemiyorum. Kimseyi suçlamak istemem bunlar benim bildiklerim.” 

Fransızlar çadırları “görmüyor” bile…

9. Köy’ün çadırların bulunduğu sokaklardan geçen Fransız vatandaşlarına “Burada kimlerin kaldığını biliyor musunuz?” sorusuna gelen yanıtlar ise, Fransız vatandaşlarının kaldırım kenarındaki sığınmacıları “görmediklerini” ortaya koydu. Yoldan geçen kimi Fransız vatandaşı çadırlar için “Hiç dikkatimi çekmedi” derken, kimi ise “Acaba eylem yapıyor olabilir mi?” sorusunu yöneltti. 

Fransa, yasal olmayan göçmenleri “arananlar listesine” koyacak

Fransa hükümeti ise,  yasal olmayan yollarla ülkeye gelen sığınmacıları “arananlar listesine” koymaya hazırlanıyor. Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin ile Çalışma Bakanı Olivier Dussopt, Kasım ayı başında Le Monde gazetesine verdikleri röportajda, 2023 yılı başında Meclis’e sunulması planlanan Göç Yasası’nın detaylarını açıkladılar. Yasa tasarısında, “Fransız topraklarını terk etme zorunluluğu” bulunan kişilerin adlarının arananlar listesine eklenmesinin de yer alması dikkat çekti. Fransız İçişleri Bakanı Darmanin, bu düzenlemenin amacını ise, “kanuna aykırı ikamet suçunu geri getirmek” değil, “bu kişilerin ülkeden ayrıldığını tespit etmek” olarak açıkladı. 

Türkiye’de resmi rakamlara göre sığınmacı durumu ne?

Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, Türkiye’de ikamet eden göçmen ve mültecilerin sayısı 2022 yılında 3,9 milyon. Bunun %90’ı Suriyeli.
Göç İdaresi Başkanlığı’nın verilerine göre ise, Türkiye’de kayıt altına alınmış geçici koruma statüsündeki Suriyeli sayısı 20 Ekim 2022 tarihi itibarıyla toplam 3 milyon 622 bin 486 kişi. 
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun geçen hafta TBMM’de Bakanlığı’na ilişkin bütçe görüşmelerinde yaptığı açıklamaya göre, sığınmacılardan Türk vatandaşlığı verilenlerin sayısı ise şu şekilde;
-50 bini Türkmen olmak üzere 219 bin Suriyeli
-110 bin Ahıska Türkü
-10 bin Uygur Türkü 
-41.908 Afgan

HABER : Haber – Fotoğraflar: Ceren Bala Teke

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.